IDC
verilerine göre, Türkiye’de korsan yazılım kullanım oranı %58 olarak
belirlendi.
Geçtiğimiz mart ayında yenilenen Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki
yeni düzenlemelerle birlikte önümüzdeki dönemde Türkiye’de korsan
yazılım kullanımında önemli oranda düşüş bekleniyor.
Kıta ve ülkelere göre, korsan yazılım kullanım oranlarını gösteren IDC
araştırmasının bu yılki verileri açıklandı. Tüm dünyada yürütülen bu
araştırmanın verilerine göre, dünyada ortalama korsan yazılım kullanım
oranı %36 olarak belirlendi. Bu oran Batı Avrupa ülkelerinde de aynı
seviyede. IDC 2003 verilerine göre, Türkiye’de, bilgisayar satışlarının
hızla artmasına karşılık, korsan yazılım kullanım oranında (%58) geçen
yıla göre herhangi bir artış gözlemlenmedi. Bunu olumlu karşılayan
yetkililer, Türkiye’nin bulunduğu Doğu Avrupa Bölgesi’nde korsan yazılım
kullanım oranının %56 olduğunu, yenilenen Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu’ndaki ağır yaptırımların korsan yazılım kullanımını azaltacağını
vurguladılar.
Yine IDC’nin verilerine göre, Dünya üzerindeki bilgisayarlarda yüklü
olan yazılımların toplam maliyeti 80 milyar doları buluyor. Bu maliyetin
51 milyar dolarını yasal olarak kullanılan yazılımlar oluştururken, geri
kalan 29 milyar doları da korsan yazılımlardan meydana geliyor. Dünya
üzerinde en yüksek korsan yazılım oranı % 92 ile Vietnam’da tespit
edilirken, Amerika, % 22 ile en düşük korsan yazılım oranına sahip ülke
oldu. Bununla birlikte oranlar, yerel yazılım pazarının büyüklüğünden
etkilenebiliyor. Örneğin; Ukrayna’daki % 91 olarak belirlenen korsan
yazılım oranının maliyeti 92.1 milyon dolar olarak belirlenirken,
İngiltere’de % 30 olarak belirlenen korsan yazılım oranının maliyeti 1.6
milyar dolarla, Ukrayna’daki orandan 17 kat daha büyük bir maliyet
yaratabiliyor. IDC yetkilileri, oranların pek çok değişken tarafından
etkilendiğini belirtiyorlar. Bu değişkenlerin başlıcaları; bölgesel
farklılıklar, yerel pazarın kapasitesi, korsan yazılıma ulaşılabilirlik,
yasalardaki farklılıklar ve kültürel farklılıklar olarak gösteriliyor.
Türkiye’de korsan yazılıma yol açan temel etkenin yeni satılan
bilgisayarlara yapılan yasadışı yüklemeler olduğu düşünülüyor. Halk
arasında “toplama” diye anılan markasız (no name) bilgisayar
satıcılarının, pek çok yazılımı bu tür bilgisayarlara korsan olarak
yüklediği bilinenler arasında. Yasanın getirdiği düzenleme ve
yaptırımlarla birlikte yeni dönemde, korsan yazılım yüklü bilgisayar
satışlarına karşı etkili bir mücadele verilebilecek.
Yenilenen Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, kolluk kuvvetlerinin yetki ve
sorumluluklarının artırılması, korsan yazılım suçlarının kamu suçu
kapsamında değerlendirilmesi, yazılım satıcılarının sertifika bulundurma
zorunluluğunun olması gibi düzenlemeler içeriyor. Özellikle polis,
zabıta ve gümrük görevlilerinin korsan yazılım satışına anında müdahale
edebilme yetkisi kazanmasıyla birlikte sokak ve diğer umumi mahallerde
korsan CD satışının azalması dikkat çekiyor. Ayrıca haksız kazanç elde
etmek için telif hakkı ihlali oluşturan ürünleri dağıtan suç gruplarına
karşı organize suçla mücadele kapsamında tedbir alınması da, telif hakkı
ihlali oluşturan CD ve benzeri taşıyıcıların kaçak yollardan ülkeye
sokulması ve dağıtılmasının da önüne geçiyor. Uygulamanın
yaygınlaşmasıyla birlikte telif hakkı ihlali suçlarının 2004 yılında
büyük oranda azalması bekleniyor.
Yenilenen yasa ve bilinçlendirme çalışmalarıyla birlikte 2004 yılının
sonunda Türkiye’de korsan yazılım kullanım oranının, 1.400.000 PC
satışına karşılık %50’lilere düşürülmesi hedefleniyor. Korsan yazılım
kullanım oranlarındaki küçük düşüşlerin bile ekonomideki büyüme, yeni
istihdam olanaklarının doğması, yeni iş sahalarının yaratılması ve vergi
kaynaklarının artırılmasına karşılık geldiği düşünüldüğünde, bu hedefin
önemi daha iyi anlaşılabiliyor. Türkiye’de korsan yazılımla mücadele
konusunda en kapsamlı bilinçlendirme çalışmalarını yürüten BSA iletişim
çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
BSA Türkiye yetkilileri, yasal yaptırımlar kadar bilinçlendirmenin de
önemli olduğuna dikkat çekiyor ve Türkiye’nin yasal yazılım konusunda da
AB kriterlerine uyum sağlayacağına inandıklarını belirtiyorlar.
Alıntı:Tecnology Channel