Sevgili çita,
Mektubunu aldım, pek memnun kaldım. Nasısın?
Umarım iyisindir. Benim durumumda bir değişme yok. Hala berbat bir durumdyım,
ve her şey gün geçtikçe daha da kötüleşiyor sanki. Her günüm sanki son
günüm sevgili çita ve/fakat asla sonlanmayan bir son bu.
Hatırlar mısın bilmem, gökyüzünde yüzü
koyun uzanmış sersem bir köpeğimiz vardı bizim. Dün öğrendim sevgili çita,
meğer o köpek tanrının ta kendisiymiş. Beni buraya o köpek yüzünden tıktılar
sevgili çita, sense bir hayvan olduğun için hala dışardasın. O köpeğin
olmadığını, benim halüsinasyon gördüğümü iddia etmişler ve beni bu
sarı yere tıkmışlardı sevgili çita. Ama olsun, sevgili çita, ben burda
mutluyum. Sen beni seviyorsun değil mi sevgili çita? Beni bekleyeceksin değil
mi? Beni değil, aslında onların da o sersemi görmelerini beklediğinin farkında
olmaksızın…Sevgili çita? bekleyecek misin?
Sevgili çita,
Neden bana yazmıyorsun? Yoksa yazmayı daha öğrenemedin
mi? Olsun sevgili çita, ben ikimizin yerine yazarım. Ne yazayım istersin
senin yerine kendime sevgili çita?
Daha da önemlisi ne yazayım istersin sana,
sevgili çita? İstersen sabahleyin senin nasıl da neşeden kuduruk bir
vaziyette ortalıkta hoplayıp zıpladığını ne kadar özlediğimi yazayım.
Veya belki de sadece duymak isteyenlere söylenen sözlerden bahsediy sana.
Sorun nedir sevgili çita? Ben sevmeye devam ediyorsun değil mi sevgili çita?
Sevgili çita,
Artık dayanamıyorum. Oturup konuşacak kimseyi de
bulamıyorum. Bir tek seninle iletişim halindeyim sevgili çita. Seni bu yüzden
seviyorum belki de. Ama nasıl olur? Ben seninle kırlarda çiçek koklayıp
otuzbir çektiğimiz günleri de özlüyorum. Bana bunu yapma sevgili çita, lütfen.
Bir kez olsun ziyaretime gelmedin. O sersem köpeğe de söyle buradan çıkar
çıkmaz ilk işim onu havlatana kadar yüzüne bön bön bakmak olacak!
Sevgili çita,
Kendimi dine verdim sevgili çita. Ama bu din o din
değil. Senin bildiğin dinlere benzemez bu din. Buranın bahçesindeki göldeki
kurbağalara taş atmaktan inbaret yeni bir din bu in. sanırım o sersemden
intikam almanın yolunu buldum. burada bir süre daha kalmaya karar verdim; planımı
kusursuz bir biçime getirene dek burdayım. sOnra seni seveceğim sevgili çita.
Sen de beni seveceksin değil mi sevgili çita?
Sevgili çita,
sana yazmaktan bıktım, sana yazacağım. Bak yazıyorum
işte.
Bu gün buraya çok önemli bir adam geldi sevgili
çita. Beyaz elbiseli insanlardan biri ona beni göstererek, “işte sayın başkanım,kendisi
burada.” Dedi.sonra o önemli adam bana “gökyüzünde ne görüyorsun?”
dedi. Ben bir şey demedim ona sevgili çita. Sadece öyle bön bön baktım.
Neden biliyor musun? Tıpkı o serseme benziyordu suratı da ondan işte sevgili
çita. Ben de böylelikle prova yapmış oldum. Bunu yapmakla iyi ettim değil
mi sevgili çita? sen de olsan aynı şeyi yapardın değil mi? artık yaptığım
her hareketi seni düşünerek yapıyorum sevgili çita. Bir harekete girişmeden
önce şu soruyu soruyorum hep kendime: “Acaba çita olsa bu durumda ne yapardı?”
sonra da senin o durunda yapabileceğin şeyi düşünüp onu yapıyorum. Mesela
geçen gün çok önemli bir adam geldi buraya sevgili çita. bana gökyüzünde
ne gördüğümü sordu, ben de suratına bön bön baktım, hiç bir şey
demedim. Sadece öyle bön bön baktım. Sen de olsan aynı şeyi yapardın değil
mi sevgili çita. sen de olsan adamın suratına beraber bakardık bön bön.
Sevgili çita,
Sevgili çita bu son kağıdım. Ama geçen gün ne
oldu biliyor musun? Beyaz elbiseli insanlardan biri beni sana mektup yazarken gördü.
Yazdıklarıma bakmak istediğini söyledi. Ben de ona bunların özel şeyler
olduğunu sadece senin okuyabileceğini söyledi. Hiç vermek istemediğim halde
o büyük adamların da yardımıyla zorla aldı yazdıklarımı. Okuduktan
sonra bana ne dedi biliyor musun sevgili çita? istersem bunları dergi ve
gazetelerde yayınlatabileceğimi, hatta daha çok yazarsam bir kitap bile çıkarabileceğimi
söyledi. Adı bile şimdiden hazırmış kitabın: “Bir Deliden Mektuplar”.
Deli ne demek sevgili çita?
Sevgili çita,
Yanılmışım; son kağıdım buymuş.Sana yazdığım
diğer bütün mektupları aldı sevgili çita. bu kağıdı da bütün o
maktuplar karşılığında verdi bana. bunu ona vermezsem bana kağıt
vermeyeceğini, bunu ona verirsem bana kağıt vereceğini söyledi sevgili çita.
bir sürü kağıt.Bu mektubu da istiyor sevgili çita. Sevgili çita işte
geliyor. Bu mektubu da gönderemeyeceğim sana sevgili çita. sana yazdığım bütün
mektupları gazete ve dergilere gönderecekmiş, kesin yayınlarlarmış sevgili
çita. ne iyi olur değil mi yayınlarlarsa sevgili çita? sen de böylece
gazeteden, dergiden okuyabilirsin sana yazdıklarımı.
Sevgili çita,
son kağıdım diye bir şey yok artık.Artık
sadece sana değil, sana yazabilmek için herkese yazıyorum sevgili çita? bunu
yapmak zorundayım, yoksa sana yazamam.beni anlıyorsun değil mi sevgili çita?
bizi ayırdılar sanki…gün geçtikçe daha da kötüleşiyor her şey sevgili
çita. gökyüzündeki yüzü koyun
köpeği göremiyorum artık sevgili çita. Ama sen beni seviyorsun değil mi
sevgili çita? çok korkuyorum sevgili çita. bekleyeceksin değil mi beni?
Sevgili çita? Orda mısın?