COZEF’İN TARİFİ
İMKANSIZ ACILARI ve
BİR DİZİ DOĞA ÜSTÜ HADİSE
Albümü çıktıktan sonra neşesi
artar Cozef’in. Artık onun için zevk çıtası yükselmiş, şöhretin
bedelini ödeme zamanı gelmiştir. Cozef o kadar çok bayanla cinsi münasebette
bulunmuştur ki, bu düzcinsellik onu tatmin etmemketedir. Değişik arayışlara
giren Cozef, uzun zamandır görüşmediği karısını arayıp ona ilginç bir
teklifte bulunur. Konuşmaları kısaca şu şekildedir:
“Merhaba Evelin, nasılsın.”
“İyiyim Cozef, sen nasılsın?”
“Ben de iyiym Evelin. Beni
neden aradın Evelin?”
“O soruyu sen değil ben
soracaktım sevgili Cozef, ama istersen gene de yanıtlayabilirim”
“O halde derhal yanıtla lütfen.”
“Seni sevdiğim için Cozef.
İşte bunun için aradım seni.”
“Anlıyorum. Peki o halde
teklifin nedir?”
“Teklifte bulunması gereken
birisi varsa o da sensin sersem!”
“Bana senin eski
sevgililerden birini ayarla Evelin.”
“Ben de yer alacaksam olur
sevgili Cozef.”
“Ne demek, ne demek? Elbette
ki sen de katılabilirsin bize.”
“Ee ne de olsa ben de değişik
heyecanlar yaşamak arzusundayım.”
“Tamam o zaman sen adamı
kap benim eve gel.”
“Biz artık farklı ülkelerde
yaşıyoruz sevgili Cozef. Senin eve gelmem için bana ve yanımda getireceğime
uçak bileti, beslenme, barınma ve ulaşım konularında yardım yapmalısın,
aksi taktirde plan suya düşer. Hatırlıyor musun Cozef, yağmur yağıyordu,
sen arkadaşının öldüğünü görüp bunalıma girmiştin, ha hatırlıyor
musun?”
“Hatırlamak istemiyorum o günleri,
geçmişi unutmak istiyorum, biliyorsun ben Niçe’nin insan unuttukça mutlu
olur düşüncesini özümsemiş bir insanım.”
“Bilmez olur muyum sevgili
Cozef. Adresi ver.”
Cozef adresi verdikten hemen
sonra telefonu kapar. Çat. Sonra, keşke aramasaydım, bak bana geçmişi hatırlattı,
tekrar bunalıma gireceğim, hayatım mahfolacak, istemiyorum gelmelerini, geçmişi
de istemiyorum, homoseksüel olmaktan da vaz geçtim, popstar olmak da
istemiyorum. Niçe nerdesin sevgili Niçe? Neden bu zalim dünyada acı, keder,
elem ve ızdıraplarla tek başıma boğuşmak zorunda bıraktın beni? Neden öldün
sevgili dostum Niçe? Keşke almasaydım da okumasaydım o gazetede senin ölüm
haberini. Ah o salak şey de, neydi adı unuttum şimdi, dalga geçmiyor mu
senin ölümünle, sağa sola “Niçe öldü. İmza: Tanrı.” yazmak
suretiyle?! Götüne kına bile yakmıştır hergele. Hah tamam! Hatırladım adını, allahın belası Wagner puştu.
İşte bu düşüncelerle boğuşa
boğuşa ve Wagner’e kin kusa kusa ve nefretini dölleye dölleye düşünceleri,
Wagner’e, aleme ve ekonomiye karşı, beyninin derinliklerine dala dala işte,
içe doğru şiddetli patlamalarıyla boğulma noktasına gelir Cozef; boğulup
boğulup da ölmemektir bu, bunalımdadır gene Cozef. Her bunalıma girdiğinde
yaptığı gibi gene hayattan elini eteğini çeker Cozef. Ne popstarlık kalmıştır
artık, ne de bestekarlık, zira pop yapa yapa beste yapma yeteneğini de
yitirmiştir Cozef ve duygularını müzik aracılığıyla dışa vuramamaktadır.
O da içine döner daha beter, battıkça batar, içikiyi sevmediğinden kendini
alkole de veremez, ama bir şeye vermelidir kendini Cozef ve yazıya vermekte
bulur çareyi kendini. Bir kitap yazar Cozef, kitabında şöyle bir cümle ve
genel olarak şu konular yer alır:
Cümle: “Olmaya devlet
cihanda bir nefes sıhhat gibi, sakla samanı gelir zamanı, başlar yaşam bir
anda ve sonra bir anda biter; astrologlar bile kaderlerine karşı çıkıyorlar.”
Konular: İnsanların üst üste
umutsuzluğa kapılması; sonra yeni insanlarla karşılaşarak ve yeni gözlükler
takarak kendilerini toparlamaları,
Kadınlarla erkeklerin ilgi çekici
konuşmalar yapmayı zamanla öğrenmesi,
Köklerini araştıran
insanların, yeterince derinlere bakmaya ancak başlaması,
Bazı insanların yalnızlığa
bağışıklık kazanması, yeni aşk biçimlerinin icadı,
Mutfak sanatındaki
ilerlemenin seksteki ilerlemeyi geride bırakmasının nedenleri, Erkeklerin kadınlara
ve diğer erkeklere duyduğu arzunun yüzyıllar içinde şekil değiştirmesi,
Saygı görmenin, kudretli
olmaktan daha arzulanır hale gelişi,
Emir vermekten de almaktan da
hoşlanmayanların, arabuluculuk için uygun adaylar oluşu,
İnsanların korkularından
kurtulmak için yeni korkular icat edişi,
Merakın özgürlüğün
anahtarı haline gelişi,
Düşmanları yok etmenin
giderek güçleşmesinin nedenleri,
Dertlerden kaçma sanatının
gelişip de nereye kaçacağını bilme sanatının gelişememesi,
Kıraç toprakta bile merhamet
bitmesinin sırrı,
Hoşgörünün, sorunları
çözmede yetersiz kalmasının nedenleri,
Tüketim toplumunun sunduğu
her şeyi elde edebilmelerine, hem de cinsel özgürleşmeye rağmen, imtiyazlı
kişilerin bile hayata bir ölçüde karamsar bakmasının nedenleri,
Dünyanın en kalabalık ulusu
haline gelmek üzere olan seyyahların, görmek istediklerinden başka şeyleri
de görmeyi öğrenmeleri,
Kadınlarla erkekler arasındaki
dostluğun bu kadar kırılgan olmasının nedenleri,
İnsanların, birkaç hayat
birden yaşayacak zamanı bulamamasının nedenleri,
Aile kurumundaki kriz, aslında
cömertliğin evriminde bir aşamadan başka bir şey değildir.
İnsanlar kendi hayat tarzlarını
seçer, ama bunda tam bir tatmin bulamazlar.
İnsanların birbirlerine
kucak açmayı öğrenişi,
Kardeş ruhlar buluşunca…
En sonunda günlerden bir gün,
oldukça yağmurlu bir gün, kendi gözlerinden akan kanlarda boğulur ölür
Cozef. O öldükten sonra “İnsanlığın Mahrem Tarihi” adlı tek kitabı,
Theodore Zeldin takma adıyla, yani sahte bir imzayla yayınlanır ve tüm
evrende satış rekorları kırar.
Eskiden yaşadığı
kasabadaki bir incir ağacının altına gömerler Cozef’i; bir tek karısı
ve eskilerden üç beş hayranı vardır cenazede, bir de sırıta sırıta
seyredalan alemi ve ekonomiyi, Tanrı ile Niçe; cennette ya da cehennemde
olmasa bile, cennetle cehennemim kesiştiği yerde, eşikte hepsi de el ele…