TEMBEL ADAM
Dedem Korkut'un dediği gibi: Yıllar
önce, develer tellal iken, ben
babamın beşiğini sallar iken,
doğruluklar ülkesinde insanlar
mutluluk içinde yaşaryormuşlar. Tüm
insanları mutlu etmenin yolunu
bulmuş olduğu için herkes Kral'ı çok
severmiş.
Bu
ülkede herkes gücünün yettiği kadar
çalışırmış. Toplanan gelirden
gereksinimleri kadar pay alırmış.
Ülkede herkes canla başla çalışırken
yalnız Kral çalışmaz, çalışanların
ürettiğini satıp gelir toplama işini
üstlenerek çalışmalara katkıda
bulunurmuş. Kral toplanan gelirin
dağıtımını kendi yönetir, haksızlık
olmamasına özen gösterirmiş.
Bir gün ülkeye tembel bir adam
gelmiş. Ülkeyi çok sevmiş. Ülkede
yaşamak için Kral'dan izin istemiş.
Kral, yaşamla ilgili tüm kuralları
anlatmış. Bu kurallara uyduğu sürece
ülkede yaşayabileceğini söylemiş.
Yabancı adam ülkeye kabul edilince,
sevinç içinde Kral'ın yanından
ayrılmış ve yeni ülkesinde diğer
insanlar gibi yaşamaya başlamış.
İlk zamanlar, o da işine herkes gibi
zamanında gider, gücü yettiğince
çalışır, gelirden gereksinimi kadar
pay alırmış. Kimse onun ülkedeki
varlığından etkilenmemiş. Hatta,
üretime katkısı olduğu için
sevmişler bile.
Tembel adam zaman geçtikçe işe geç
gelmeye, hasta olduğunu söyleyip
bazen hiç gelmemeye başlamış. İşi
aksattığında, bulduğu gerekçeler
öyle inandırıcı imiş ki, kimse onun
gerçek niyetini anlayamamış. Diğer
çalışanlar iş aksamasın diye onun
yapması gerekenleri de yapmak
zorunda kalmışlar. Ürün yine eskisi
gibi zamanında tamamlanmış. Tembel
Adam'dan kaynaklanan geçikme,
diğerlerinin onun yerine
çalışmasıyla önlendiğinden, toplanan
gelirde bir azalma olmamış.
Gelir payları dağıtılırken, bir gün
önce yatak döşek hasta olan Tembel
Adam, paydaşların en önünde yerini
almış. Son zamanlarda kimse onu bu
kadar canlı ve dinç görmemiş. Herkes
sırasını beklerken Tembel Adam, öne
fırlamış ve gereksinimlerini
sıralayıp, gelirden en büyük payı
almak istemiş. Herkes "Gerçekten
doğru söylüyordur, muhakkak
gereksinimi vardır" diye O'nun
isteğine karşı gelmemişler. Tembel
Adam payın en büyüğünü alınca,
diğerleri gereksinimlerini
karşılayacak kadar pay alamamışlar.
Çünkü kalan pay herkese yetmiyormuş.
"Olsun daha çok çalışır, bir sonraki
gelir paylaşımında
gereksinimlerimizi karşılarız" diye
düşünüp, kalanı paylaşmakla
yetinmişler.
Tembel Adam ilerleyen yıllarda da
aynı davranışı sürdürünce, diğerleri
Kral'a gidip yardım istemişler. Kral
da halkın huzurunu korumak ve
haksızlığı önlemek için çalışma
yaşamı ve gelir paylaşımı konusunda
yeni bir uygulama başlatmaya karar
vermiş ;
-
Bundan böyle çalışanlar her gün
belirli saat çalışacaklar ve
gelirden çalıştıkları saat kadar pay
alacaklar demiş. Kral, süreyi
belirlerken Tembel Adam'ın
çalışmakta olduğu süreyi temel
almış. Kral bu yöntemle, Tembel
Adam'ı kaldıramayacağı bir
yükümlülük altına sokmamayı, diğer
insanların da gereksiz ve haksız
yere fazla çalışmasını önlemeyi
amaçlamış. Ayrıca Tembel Adam'ın
çalışmadığı süreler için gelir payı
almasını engelleyerek, oluşan
haksızlığı önlenecekmiş. Aldığı
kararın en iyisi olduğunu düşünerek
çok da sevinmiş.
Artık insanlar her sabah aynı saatte
çalışmaya başlıyor; istenilen süre
kadar çalışıyormuşlar. Bu yöntemin
en büyük sorunu şuymuş: Ürün eskisi
kadar çabuk üremiyor, yeni ürün elde
etmek çok daha uzun zaman alıyormuş.
Ürün azalmış olduğu için toplanan
gelirde de azalma olmuş. Tembel
Adam, yeni koşullara hemen kendisini
uyarlamış. Sabahları yine herkesten
daha geç gelmeye, akşam herkesden
daha erken çıkmaya başlamış. Her
zaman işe geç gelmesinin bir
gerekçesi, işten erken ayrılmasının
bir nedeni oluyormuş. Gerekçeleri
geçerli olduğundan çalışmadığı
süreleri her zaman çalışılmış süre
olarak kabul ettiriyormuş. Ayrıca
işte bulunduğu zaman oyalanıyor, hiç
iş yapmamaya çalışıyormuş.
Gelirden pay dağıtımı yapılırken,
yeni yönteme göre pay alan Tembel
Adam, eskisine oranla daha az
çalışıp, daha çok pay almış.
Diğerleri daha az çalıştıkları için
doğal olarak daha az pay almışlar.
Çünkü artık satılan ürün daha az
olduğundan kazanılan gelir de daha
azalmış.
Halk yeni yöntemi pek sevmemiş.
Gelirleri azaldığı için artık herkes
gereksinimlerini karşılamakta güçlük
çekiyormuşlar. Tembel Adam'a da
sinirlenmeye başlamışlar. Çünkü
eskisinden daha az çalışıp,
eskisinden daha çok kazanan bir tek
Tembel Adam varmış.
Kral, halkın istekleri ve
huzursuzluğu karşısında yeniden
düşünmeye başlamış. Yeni bir yöntem
denemeye karar vermiş :
-
Çalışanlar, işyerinde çalıştıkları
her saat için gelirden pay
alacaklar.
"Çalışıyor gözüküp de çalışmayanlar,
iş yapmadıkları zaman gelirden pay
alamayacakları için çalışmak zorunda
kalırlar, daha çok ürün üretilir,
daha çok gelir sağlanır. Ve gelir
yalnız çalışanlar arasında pay
edilirse, çalışanlar daha çok pay
alacakları için mutlu olurlar" diye
düşünmüş.
Tüm iş yerlerinde bir defter
tutulmaya başlanmış. Çalışanlar
çalışmaya başlayınca defterin
kendilerine özel bölümünü
imzalıyormuşlar. İşten ayrılırken de
aynı kurala uyuyormuşlar. Böylece,
çalışmadıkları zaman defterde
görünüyormuş. Kral, defterleri
denetleyecek ekipler kurmuş. Her
zamanki gibi başlangıçta yeni yöntem
yararlı olmuş. Çalışan iş
saatlerinde boş durmuyor, payını
arttırmak için sürekli emek
harcıyormuş. Ama zaman içinde
yorulmaya başlamışlar. Arada
dinlenmek gerektiğinden bazen tüm
gün çalışamamışlar. Çalışmadıkları
süreler, imza atamadıkları için,
defterde açıkça görülüyormuş.
Tembel Adam, bu soruna da bir çözüm
bulmuş. Eline bir iş alıyor, hiç ara
vermeden bu işle uğraşıyor, ne işi
bitiriyor, ne de iş üzerinde
çalışıyormuş. Ama boş durmadığı için
defterde işaretlenmemiş ya da
imzalanmamış çalışma süresi
olmuyormuş.
Gelirden pay dağıtımı yapılırken,
çalışanlar çalıştıkları saatler daha
azalmış olduğu için eskisinden daha
az pay almışlar. Tembel Adam hep
çalışmış gibi gözüktüğü için aldığı
pay daha çok olmuş. Çünkü bu
yöntemle üretilen ürün eskisine
oranla daha çokmuş.
Halk bu sonuçtan da mutlu olmamış.
Daha çok çalıştıkları halde daha az
pay aldıkları için gereksinimlerini
karşılayamıyorlar, daha az yiyecek
ya da giyecekle yetinmek zorunda
kalıyormuşlar. Kral yeni yöntemin
düşündüğü gibi halkın yararına
olmadığını anlayınca yeni bir çözüm
aramak zorunda kalmış. Emir vermiş :
-
Artık herkes yaptığı birim işin
karşılığı pay alacak.
Böylece, çok ürün üreten çok pay
alacak, az ürün üreten daha az pay
alacakmış. Kral, "Tembel Adam hiç
üretmediği için hiç pay alamayacak"
diye bıyık altından gülmüş.
Tembel Adam bu yötemin altından
nasıl kalkabileceğine yormuş
kafasını. Sonunda boşluğunu bulmuş
ve kendine göre yeni bir biçim
balirlemiş. Çabuk yapılacak ürünleri
seçmiş. Bir ürün üzerinde birkaç
dakika uğraşıyor. Bir günde çok ürün
üretiyor, kalan iş süresinde aylak,
aylak dolaşıyormuş. Pek çok çalışan
ise bir ürün üzerinde günlerce,
saatlerce uğraşıyor ve sonunda
yalnız bir ürün üretmiş
sayılıyormuş. Pay dağıtımında sorun
ortaya çıkmış. En zor işi yapan en
az payı alırken, en kolay işi yapan
Tembel Adam, eskisinden de çok pay
almış. Az pay alanlar artık hiçbir
gereksinimini karşılayamaz konumuna
düşmüşler.
Bu
duruma en çok Kral öfkelenmiş.
Doğruluklar ülkesinde aldığı
kararlarla pek çok yanlış yaparak
halkı rahatsız ettiği için üzülmüş.
Mutlu halk, mutsuz yaşamaya mahkum
olmuş onun yüzünden. Halkın daha çok
haksızlık çekmesini önlemek için
emir vermiş :
-
Yapılacak her işin birim süresi
belirlenerek bir katsayı saptanacak.
Gelir paylaşımında bu katsayı temel
alınacak.
Tüm görevliler gece gündüz çalışıp,
ülkedeki her bir işin birim çalışma
süresini belirlemişler. Bu süreler
tüm çalışanlara duyurulmuş. Artık
zor işte çalışan daha yüksek katsayı
ile payını alacağından haksızlık
önlenmiş olacakmış. Halk bu işe
sevinmiş. "Tüm gelir, çalışma
oranına göre dağıtılacak, haksızlık
olmayacak" diye umutlanmışlar.
Tembel Adam yine her zamanki gibi
bir kolayını bulmuş. Bu kez Kral'a
danışmanlık yapmaya başlamış. Daha
önce böyle bir görev tanımı olmadığı
için bu hizmetin katsayısı da
yokmuş. Kral'ın amacı ise Tembel
Adam'ın niyetini öğrenip emirlerini
ona göre vermek, halkın mutsuzluğunu
ortadan kaldırmakmış. Bu arada
görevlilere bu hizmetin birim
katsayısını saptamaları için emir
vermiş. Tembel Adam hep odasında
oturuyor. Hiç çıkmıyormuş.
Görevliler ne yaptığını
sorduklarında "düşünüyorum" diye
yanıtlıyormuş.
Gelirden pay dağıtımı yapılırken,
Tembel Adam en öne çıkmış ve en
büyük payı istemiş. Kral gerekçesini
sorunca :
-
Sizin için çalıştım. Hep düşündüm,
gece gündüz. Hatta uyurken bile. Siz
çok bilgili bir insansınız. Sizin
bilemediğiniz bir konuda size öneri
sunmam için hep çalışmak zorunda
kaldım. demiş. Kral bu durumda ne
yapacağını bilememiş. Çaresiz
isteğini kabul etmiş. Tembel Adam'ın
istediği payı verince diğer
çalışanlara hiç pay kalmamış. Kral
çaresiz bir çözüm araken, danışmanı
olan Tembel Adam :
-
Payımın tamamını şimdi ödemeyin.
İlerideki yıllarda kazanılacak
gelirden ödersiniz. Diğer bir
deyimle bana borçlanırsınız.
demiş. Tüm çalışanlar en azından bu
yılki gelirden pay alabilecekleri,
yaşamlarını sürdürebilecekleri için
çok seveinmişler. Herkesin mutlu
olduğunu görünce Kral borçlanmayı
kabul etmiş. Paylar çalışanlara
katsayı oranında eşit olarak
dağıtılmış.
Yıllardır haklarından daha azını
alan çalışanlar, aldıkları payla
ancak yaşamlarını
sürdürebildiklerinden oturdukları
evler köhne ve bakımsızmış. Tembel
Adam ise yıllardır herkesden çok pay
aldığı için lüsk bir konakta bolluk
içinde yaşıyormuş.
Tembel Adam'ın tüm kuralları bencil
bir biçimde kendi çıkarına göre
değiştirmesi ve hep kendine daha çok
pay alması bir takım çalışanların
aklını çelmiş. Onlar da Tembel Adam
gibi yapıp çalışmadan pay almanın
yollarını aramaya başlamışlar.
Ülkede tembellerin sayısı her gün
birer ikişer artmaya başlamış. Kral
Tembel Adam'ların hepsi ile başa
çıkamamış. Hepsini birden
denetlemesi zaten olanaksızmış.
Gelirden pay dağıtımı yapılırken
tembeller gelirin neredeyse hepsini
almak istediğinden, Kral önce
çalışanların azalmış paylarını
dağıtıyor, daha sonra borçlanarak
tembellerin gelir paylarını
belirliyormuş.
Kral'ın borçları çoğalınca, tembel
adamlar başka ülkelerden borç almaya
başlamışlar. Başka ülkelere de bu
Kral'daki alacaklarını teminat
olarak göstermişler. Başka ülkeler
kefil isteyince, gururlu ve dürüst
halk, hemen borçlara kefil olmuşlar.
Öyle ya, çalışırlar borçlarını
ödermişler. Bir yere kaçtıkları da
yokmuş. Bir gün Kral doğru yöntemi
bulur, borçlar ödenir umudu ile
yaşamaya çabalamışlar.
Tembel adamlar lüsk içinde çağdaş
yaşam koşullarını oluşturarak
yaşarken, ülkenin geleceğini ipotek
altına almaya devam etmişler. Ülke
tembellere, tembeller başka ülkelere
borçlanmaya devam edince,
çalışanların borçları her gün biraz
daha artmış. Çalışanlar köhne
evlerde, mağralarda yarı aç
yaşamlarını sürdürürken, tembeller
eğlencelerde, balolarda günü gün
etmişler.
Onlar ersin muratlarına, biz çıkalım
kerevetlerine... |