Tüm emekçilerin 1 MAYIS BAYRAMI kutlu olsun.Ülke insanının refah seviyesini artıracağını,emeğin karşılığını vereceğini söyleyenler bugün burdaki derin devlet uzantıları ve kontragerillanın işbirliği ile baskıcı militarist anlayışla yaşam standartlarını ve emekçilerin kazanılmış haklarını geriletmek için uğraş vermektedirler.Bizi davar gibi görüp öyle yönetmeye kalkan yöneticiler eskiden beri bildik söylemlerle bizleri kandırmaya çalışmaktadırlar. 1 MAYIS’larda verdikleri mesajlarla emekçilerin bayramlarını kutlayan sağ ve dar görüşlü hükümet ve devlet yöneticileri bir yandan da kazanılmış hakları budarkan,bankaları batırırken,birçok insanımızı işsiz bırakırken ve göç ettirirken hiç de inandırıcı olamamaktadırlar.Bu bahse konu yöneticiler ne zaman 1 MAYIS’larda emekçilerle beraber yanyana olup destek verdiler bir düşünün.Bir de bizleri ülkemizden kovacak kadar ileri gidebiliyorlar.Adamlar artık”açın kapıları giden gitsin ama sonra geri gelmek yok,biz davayı kalanlarla kazandık “diyorlar.Onlara gore 1974’e kadar kaleyi bir tamam bekledik ve görevimizi tamamladık bundan sonra bize ihtiyaçları yoktur,gidelim.Kalanlar kuzeyden gelenlerdir.Ey efendiler,bu toprakları atalarımız ve biz ter dökerek emek vererek ve köklerimizi de bu toprakların derinliklerine salarak vatan yaptık ve ilelebet de vatanımız olacak.Biz ,Kıbrıslı Türkleri bu topraklardan atmaya kimsenin gücü de yetmez.Kıbrıslı Türkler de kimlerdir herkes çok iyi bilmektedir.
Devletin resmi tatil günü olan 1 MAYIS’ta devlet daireleri,kurumları
ve guvenlik kuvvetlerine bağlı polis güçleri tatil yaparken,güvenlik
kuvvetlerinde diğer tüm çalışanlar
o gün angarya ve karşılıksız çalıştırıldılar.Bu tür uygulamalara hükümet
ve devlet yetkilileri seyirci kalmaktadırlar.Bu yöneticiler ağızlarını açıp
hesap sorsunlar bakalım yapılan keyfi uygulamalar için kolaysa,SORAMAZLAR.
İnsanlara baskı uygulayabilirsiniz,tatil günlerinde karşılıksız da
çalıştırabilirsiniz ama BEYİNLERDEKİ DÜŞÜNCELERE KİLİT
VURAMAZSINIZ.Bu memlekete general olarak geleceksiniz,hak hukuk ve demokrasi var
diyeceksiniz.Bir yandan fikirleri size ters düşüyor diye köşe yazarlarına
dava açacaksınız.Sonra da yasa tanımaz davranışlara girip devletin resmi
tatil günlerinde emekçileri çalıştıracaksınız. Bazı generaller bu ülkede
uygulanan partizanlıktan bahsederken.bir yandan da Türkiye’de ordudan emekli
olmuş subay arkadaşlarına istihdam yaratıp sözleşmeli olarak bu ülkenin
ordusunda çalışma imkanı sunuyorlar.Bir yandan da Gençlerimiz işsiz
kalıp geleceğinden
kaygı duymakta ve ülkesini terketmektedir.Elbet birgün emekçiler ve aydınlar
bunların hesabını soracaklar.
Bu ülkenin yöneticileri ve Türkiye’nin derin devlet uzantıları,Kıbrıslı
Türkleri yok etmek için her türlü yasayı ve uygulamayı hayata geçirmeye
kararlı oldukları görülüyor.Bu ülke insanına,tüm emekçilere ve aydınlara
sesleniyorum;birbirimize eskisinden daha sıkı kenetlenerek kararlı ve azimli
bir şekilde bıkmadan usanmadan yokoluşa karşı,sömürüye ve bozuk düzene
karşı kavga vermeliyiz.Geleceğimiz için,torunlarımız için BARIŞ VE
DEMOKRASİ için,yurdumuz için kavga vermeliyiz.Sonunda biz kazanacağız.Bizi
bu topraklardan silmek isteyenler BARIŞ geldiğinde yüzümüze bakamayıp
teker teker bu ülkeden kendileri gidecek.Çünkü yavaş yavaş Kıbrıs’ta
oynanan filmin sonuna geliniyor.Öyle yada böyle AVUKAT bir antlaşmaya imza
atacak.BİRLİK,MÜCADELE,DAYANIŞMA.
Ey
Kıbrıs’lı Türk aç gözünü ,uyandır canını
Ve
tanı bunları.bunlar bizi göç ettirenlerdir
Bunlar
bizi yoketmek isteyenlerdir
Bunlar
bizi sömürenlerdir,canları istediğinde ülkeden kovanlardır
Tanı
bunları da seçimlerde dersini ver
Yoksa
yarın çok geç olacak……
Ve
son verirken yazıma o büyük insan, Naci TALAT’ın deyişiyle bitiriyorum;