Komşu oğlunu zapteyle YAYLALAR...

KKTC’de 1998’den beri orduda kadın askerler de görev yapıyor. Birçoğu
evli, atıcılıkta birincilikleri var ve meslekleriyle onur duyuyorlar

Güneşin evi burası olmalı diye düşünüyor insan
Beşparmaklar’ın eteklerine gelince. Göz alabildiğince mavi,
göz alabildiğince yeşil ve insanın hücrelerine kadar işleyen
güneş ışığı. Avludaki tatlı telaş, aylarca öncesinden Genel
Kurmay Başkanlığı’na yapılan başvuruyla alınan röportaj
randevusu için. Mekan, Girne Boğaz’daki KKTC Güvenlik
Kuvvetleri Komutanlığı. Manzara, Rock müziğin babası Erkin
Koray’ın yıllar önce seslendirdiği “Kızları da Alın Artık Askere"
isimli şarkısına çekilmiş klip sanki. Gıcır gıcır kamuflaj
elbiseleri, pırıl pırıl botlarla avluda topuk vuran kızlar,
omuzlarında G - 3 piyade tüfekleriyle alışkın olmadığımız bir görüntü sergiliyor.
Askeri üniformalarına uygun makyajları, güzellikleri ve asla disiplin sınırlarını
aşmayan cıvıl cıvıl neşeleriyle KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda
Piyade Uzman Onbaşı olarak görev yapan kızlar, ordunun katı imajını
renklendiriyor.
“Bu mesleğin sadece erkeklere özgü olduğuna inanmıyorum. Kıbrıs Türk
Halkı’nın varoluş ve özgürlük mücadelesinde sadece erkekler yoktu. Mücahitler
ve mücahideler omuz omuza birlikte mücadele vermişlerdi. Bugün kadınlarımız
tüm meslek dallarında başarılı oldukları gibi bu meslekte de güçlerini
göstermişlerdir. Ben asker olmaktan ve bu üniformayı giymekten onur
duyuyorum" sözleriyle ifade ediyor Uzman Onbaşı Filur Yavuz, asker olmasının
nedenini. Hepsine hakim olan ortak duygu ise şu: “Vatana, milletine ve
bayrağına bağlı gençler olarak vatan savunmasında böyle bir görevde
bulunduğumuz için onurluyuz."

Annesi de asker
Uzman Onbaşı Sevim Önder’in askerlik sevgisi mücahide olan annesinin
anılarıyla büyümesinden kaynaklanıyor. 11 yaşında silahı eline alan anne Aytül
Önder, kızının asker olmasında etkili olmuş. “Annemin ismi Aytül Önder.
Anlattıklarına göre çok büyük zorluklar çekmişler. Benim yaptığım eğitim onun
çektiği zorluklar karşısında hiç kalır. Çok zor olduğunu erkeklerden farklı
olmadıklarını, cephede birlikte savaştıklarını, annelerinin babalarının yanında
onların da vatan için mücadele ettiklerini anlatır her zaman. Annem Kıbrıs’ın
güneyindeki Baf köyünde yaşarken savaş yüzünden dedemle birlikte cephede
savaşmış. O zamanlar eli silah tutan herkes askere alındığından annem de 10
yaşında mücahide olmuş’ diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Dedem 1974
yılında şehit düşmüş. Savaş bitiminde ise annem ve anneannemler şimdi
yaşadıkları Lefkoşa’daki Küçükkaymaklı’ya göç etmişler. Fakat zorluklar
çekmişler. Her şey kısıtlıymış, ekmek bir taneymiş, pirinç ve fasulyeden başka
bir şey yiyemiyorlarmış. Ancak Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra rahata
kavuşabilmişler. Annem de beni bu yüzden, asker olmam için çok destekledi.
Babam Türkiyeli annem Kıbrıslı. Bursa’da yaşıyorduk ama babamı trafik
kazasında kaybedince Kıbrıs’a yerleştik."

Ayrıcalık istemiyorlar
“Orduda sizlerle birlikte ne değişti?" sorusuna ise ortak yanıt tam bir
askere yaraşır şekilde: “Orduya ilk kez kadın asker alındığı için halk şaşkındı.
Askerde her şey emir komuta zincirine bağlıdır. Verilen emir, sevgi ve saygı
çerçevesinde aynen yerine getirilir. Rütbe farkı var çünkü. Bu yüzden değişen
bir şey olmadı, iş konusunda her şey aynı. Ayrıcalık olsa bile kabul etmeyiz.
Hepimiz uzman onbaşıyız." İki senelik sözleşme imzalayan kadın askerlerin,
tüzüğe göre, sınavla astsubay olma hakları var. Ama şu an Türkiye’deki
Astsubay Sınıf Okulları kızları kabul etmediği için rütbe atlayamıyorlar.

1998’den beri kadın askerler var
Uzun yıllar varoluş ve özgürlük mücadelesi veren Kıbrıs Türk halkının çatısı
altında toplandığı 1958 yılında kurulan Türk Mukavemet Teşkilatı’nın görevini
tamamlamasıyla, 1976 yılında düzenli orduya geçildi. Adanın kuzeyinde 1976
yılında kurulan Güvenlik Komutanlığı, 1998 yılından itibaren kadın askerleri
bünyesine kabul etmeye başladı. Piyade Uzman Onbaşı olarak görev yapan
kadın askerler, aslında tarihe baktığımızda hiç de yabancı olmadığımız bir
görüntü çiziyor. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda cephede sırtında top mermisi taşıyan
Anadolu kadını ya da Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlük mücadelesinde küçük
yaşta eline silah alan mücahideler gibi.

Attıklarını vuruyorlar
KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda piyade uzman onbaşı olarak
görev yapan kadın askerlerin, atılıcıkta takım olarak KKTC’de ve Türkiye’de
dereceleri var. 1998’de Türkiye Atıcılık Şampiyonası’nda takım olarak tüfekte
ikinci, tabancada ise üçüncülük derecelerini kazanmışlar. Onbaşı Filur Yavuz,
tabanca takımında birinciliklere, Elife Şengül tabanca ve tüfekte birincilik ve
ikinciliklere sahip. Onbaşı Uysal Oldaç ise havalı silahlar takımda genç
bayanlar kategorisinde KKTC rekorunu elinde tutuyor. Onbaşı Mine
Sakaoğlu’nun da büyük bayanlar kategorisinde tabancada rekoru bulunuyor.

Eşlerinden daha fazla barfiks çekiyorlar
Asker kızların tamamına yakını nişanlı ya da evli. Askerlik evliliğinizi,
nişanlıysanız ilişkinizi nasıl etkiledi sorusuna ise yanıtları, “Sadece onlardan
daha fazla barfiks çekiyoruz" oluyor. Böylece kadın ve erkek arasındaki
farklılığın kas gücünden kaynaklandığı temeline dayandırılan felsefe rafa
kaldırılmış oluyor. İşte asker kızlar ve medeni halleri:

Onbaşı Tülen İnalöz:
24 yaşında, bir buçuk yıllık evli ve bir buçuk yıllık asker.

Onbaşı Elife Şengül:
23 yaşında, nişanlı, astsubay çalışma ortamında ast üst ilişkisi var. İki
buçuk yıllık asker. Nişanlısı ise astsubay. Ordu dışındaki iletişimleri ast - üst
ilişkisine dayanmıyor.

Onbaşı Uysal Oldaç:
20 yaşında, bir buçuk yıllık asker, bir yıllık nişanlı.

Onbaşı Hatice Tek:
24 yaşında bir buçuk yıllık asker, iki aylık evli. Evde yemekleri
restaurant şefi olan eş, mıntıka temizliğini ise onbaşı Hatice yapıyor.

Onbaşı Elda Özsoy:
21 yaşında, bir yıllık asker. Astsubay eşiyle orduda tanışmış.

Onbaşı Aysel Altınelli:
20 yaşında, bir yıllık asker ve bir aylık evli. Görümcesi de kendisi gibi
asker.

Onbaşı Filur Yavuz:
21 yaşında, 2.5 yıllık asker ve bir buçuk yıldır nişanlı.

Orduda güzellik
Makyaj ve kıyafet kurallarla belirlenmiş. Makyaj, açık tonlarda ve
kamuflaja uygun olmalı. Kahvenin ve yeşilin tonları gibi. Her şey sayılarla
sınırlı. Örneğin evlilik yüzüğünün dışında bir tane yüzük takılabiliyor. Künye
bir tane, küpe ise sallantılı olmayacak. Kolye yasak. Saçlar kendi doğal
renginde olmalı başka bir renge boyatılamaz, uzunsa topuz yapılmalı.