Aleyna:

Bizim üzerimize olsn

Açelya:

Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki

Akasya:

Güzel kokulu bir süs bitkisi

Akgül:

Ak renkli gül, beyaz gül; ak tenli ve gül gibi güzel

Aksel:

Ak renkte sel

Aksu:

Ak renkli su, köpüren su; Anadolu'da kimi akarsuların adı.

Ayçıl:

Gökteki Ay gibi, Ay gibi güzel, Ay'a benzeye

Ayşem:

Ay ışığı, benim Ayşe'm

Baha:

Değerli, kıymeti çok

Balca:

Bal gibi tatlı, bala benzer

Belma:

Uysal, sakin

 Biricik:

Eşsiz, yegane.

 
Büşra:

Sevinçli, müjdeli haber
Beyza:
En beyaz, en ak. Günahtan kaçınmış.
Bircan:
Herkesçe sevilen, candan.
Cansu: Hayat veren su
Cemre: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava,su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
Ceren: Çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan

Ceyda:

İnce-uzun boylu ve güzel

Çağla:

Badem, kayısı gibi meyvelerin çiğ hali, coşkulu olan

Çağrı:

Davet, birim bir yere çağırma, doğan kuşu, çakır kuşu, mavi göz.

Çilem:

Ahenkli sesiyle bülbül gibi şakıyanım, sıkıntım, eziyetim

Çisil:

İnce ince yağan yağmur

Defne:

Yaprakları güzel kokulu, kış ve yaz yeşil kalan bir ağaç

Dila:

Gönlümü çalan

Dilay:

Gönle ışık saçan, ay kadar güzel

Dilşah:

1.Gönüllerin şahı, sultan. 2.Otoriter

Durugül:

Gül gibi temiz olan

Ecem:

Kraliçe, sevgili kraliçe anlamında

Efsun: 

Büyü,sihir                                  

Erem:

Cennet

Esen:

Sağlıklı, sağlam, güçlü

Esma:

İsimler, adlar.Çok yüksek olan.

Eylem:

Değişiklik doğuran davranış, iş

Ezgi:

Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizişi, şarkı, türkü

 Ferisu:

Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan

 Filiz:

1.İşlenmemiş maden birleşiği.
2.Körpe ve küçük dal veya yaprak, sürgün.
3.İnce ve güzel vücutlu

Fercan:

İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan

 Fulya:

Nergisgillerden ve bitkinin zerrin ve nergiz adlarıyla anılan, sarı ve beyaz renginde olan güzel kokulu kır çiçekleri

 Figen:

Yaralayan, kıran

Ferda:

Gelecek zaman,yarın; Kıyamet

 Fisun:

1.Büyülü, sihirli. 2.Şaşırtıcı güzellik

Fulya:

Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek

 Gamze:

1.Çene veya yanaklarda doğal olarak bulunan veya güldükleri zaman görülen küçük çukur.
2.Yan bakış, göz süzme

Gaye:

Amaç,erek

Gülbin:

Gül fidanı, gül yetişen yer

Gülce:

Gül gibi

Gönül:

Sevgi, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi kalple varsayılan duyguların kaynağı

Halenur:

Kutsal ışık

Hevin:

Aşk,sevda

Helin:

Yuva

Hera:

Mitolijide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça

Hilal:

Ayça, yeni ay

Hüsün:

Güzellik

Ilgım:

Serap

Ilgın:

Beyaz yada pembe, çiçekli,çok hafif yapraklı bir ağaççık(genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)

Ilgıt:

Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında

Işıl:

Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık

İlayda:

Su perisi

İlgin:

Yabancı,gurbette yaşayan

İlkin:

İlk çocuklar için kullanılan adlardan.Önce, öncelikle

İlknur:

İlk ışık

İlma:

Prlatma, belirleme, işaret etme

İlsu:

Ülkenin suyu, bereketi

İmge:

Düş, hayal, görüntü, tasarım

İmran:

Evine bağlı,evcimen anlamında

İmren:

İmrenmek fiilinden, görünen şeyi rdinme isteği

İrem:

Bahçeleriyle ünlü masal kenti

İren:

Özgür, serbest

İzem:

Büyüklük, ululuk

Kardelen:

Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi

Karmen:

Parlak kırmızı 

Kumru:

Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş

Kübra:

En büyük, çok büyük

Lema:

Parıltı, parlayış

Lemis:

Dokunma, elleme

Linet:

Sürgün

Melda:

İnce ve taze bedenli

Melis:

Bal, bal arısı

Meltem:

Yazın karadan denize doğru esen yel

Miray:

Yılın ilk aylarında doğan

Naz:

İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış

Nehir:

Akarsu, ırmak

Nihal:

İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan, taze sürgün

Nilay:

Işıklı mavi, ışıklı lacivert

Nur:

Aydınlık, parıltı, parlaklık

Nükte:

İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz

Olca:

Ganimet, bolluk

Olcay:

Mutlu,ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi yada kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih

Omay:

Gözde, sevilen, beğenilen

Önay:

Yeni çıkmış ay

Övgü:

Övmek, övme için söylenen söz

Övgün:

Övülmüş, övülen kişi

Öykü:

Hikaye, ayrıntılrıyla anlatılan olay

Özde:

Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan

Özden:

Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili

Özge:

Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek

 Perisu:

Peri kadar güzel ve su kadar da saf olan

Rana:

İyi, güzel, yumuşak, hoş

Rüya:

Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut

Sanem:

Çok güzek kadın; Put

Sayıl:

Her zaman saygı gör

Seçil:

Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen

Seda:

Ses; doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı

Sedef:

Midye ve isdiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
 

Seden:

Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak

Semen:

Yasemin çiçeği.Semizlik

Semin:

Değerli, pahalı; Semizlik

Sena:

Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik; Yükseklik; Aydınlık; Bir ot adı

Senem:

Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel
 

Sevdem:

Sevginin en son demi

Sevil:

Her zaman sevilen biri olan

Sinem:

Yüreğim, çok sevdiğim

Su:

Canlıların yaşaması için gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı

Tenay:

Uygun, yakışan, yetenekli olan, dine uygun hareket eden

Tünay:

Gece ve ay

Umay:

Devlet kuşu

Uzel:

Usta, becerikli

Ümran:

1. Bayındırlık  2. Uygarlık, medeniyet  3. İlerleme, mutluluk, refah

Verda:

Gül

Vildan:

Yeni doğmuş çocuklar

Yağmur:

Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları

Yaprak:

Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki  ince bölüm

Yaren:

Dost, arkadaş

Yelda:

1. Uzun  2. Yılın en uzun gecesi

Yudum:

Bir içimlik sıvı

Zeren:

Anlayışlı, kavrayışlı

Zerin:

Altından yada altına benzer olan

Zühre:

Çoban yıldızı, venüs

Zümra:

Akıllı, çabuk kavrayan kadın